
“MELET’İ ÇÖPLÜKTEN KURTARDIK, BUNA BİRİLERİ ÇIKIP DAVA AÇIYOR. NERESİNE DOKUNUYOR ANLAYAMIYORUM”
“ORDU’DA ÇATIŞMA KÜLTÜRÜNDEN FAYDALANAN BİR YAPI VAR. NEDİR BU ORDU’NUN ÇEKTİĞİ?”
“BIRAKIN SİYASİ TARTIŞMAYI KENDİ İÇİMİZDE BİLE HUZUR İÇİNDE BİR ORTAMI İSTEMEYEN UFAK GRUPÇUKLAR VAR. EFENDİM ‘NEDEN MECLİSTE TARTIŞMA ÇIKMIYORMUŞ, NİYE BİRBİRİMİZE GİRMİYORMUŞUZ, NİYE TOLERANSLI DAVRANIYORMUŞUZ.’ ÇÜNKÜ ÇATIŞMA KÜLTÜRÜNDEN BESLENMEYE ALIŞMIŞLAR. OYSA BİZ ORDU KAZANSIN İSTİYORUZ. NE KADAR ÖNEMLİYMİŞ BU ÇATIŞMA KÜLTÜRÜ. ALLAH AŞKINA NEDİR BU ORDU’NUN ÇEKTİĞİ?”
“DURUGÖL’Ü REZALETTEN VE SOYGUNDAN KURTARDIK, ÇEVRECİ ARKADAŞLAR BUNU DA GÖRSÜN”
“PERŞEMBE’NİN TEPESİNE, FATSA VE ÜNYE’NİN KALBİNE ÇÖP DÖKÜLÜRKEN BU ÇEVRECİ ARKADAŞLAR NEREDEYDİ?”
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Ordu Çevre Derneği tarafından Altınordu’nun Melet mevkiinde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından inşa edilmesi planlanan çalışmanın engellenmesine yönelik eylem ve protesto girişimlerine karşı açıklamalarda bulundu.
Belediye Meclis toplantısının Ocak ayı 2. Oturumunda açıklamalarda bulunan Başkan Güler, toplanan imzaların Belediyeye teslim edilmesi sırasında oluşan gerginliğin provokasyon olduğunu söyledi.
Görüşmeyi ve randevuya her zaman açık olduğunu belirten Başkan Güler, “Birtakım arkadaşlar Melet’te yaptığımız çalışmaları protesto etmek için buraya gelmişler ve içeri girmek istemişler. Benim bundan haberim yoktu. Bana gelen bilgi ‘toplanan imzaları verecekler’ şeklindeydi’. Dolayısıyla gayet doğal hakları. Ama buradaki çalışmaları aksatmaları kabul edilebilecek bir şey değil. Ben randevuya açık biriyim, herkes gelir randevusunu alır. Aynı grupla ben 4 saat toplantı yaptım. Başkanlarıyla, üyeleriyle ve hukukçularıyla. Ben aynı zamanda çadırlarına gittim. Oturduk, konuştuk ve açıklamalar yaptık. Bu tip provokasyonlara ya da provokasyon diye adlandırılacak hareketlere gerek yok” dedi.
Suni gerginlikler oluşturmanın anlamsız olduğunu vurgulayan Başkan Güler, “Bizi başkalarıyla karıştırmasınlar. Daha evvel burada kapıda otomatik silahlı adamlar vardı. Biz herkesle oturuyoruz konuşuyoruz. Randevu alsınlar gelsinler, sınırsız oturalım tartışalım, ilgili uzman arkadaşlarda gelsinler. Burada bir takım suni gerginleştirme çatışmaları bize ve Ordu’ya yakışmaz, meclisimize yakışmaz. Meclisimizin çok güzel bir ortamı var. Bizde buna hassasiyet gösteriyoruz” diye konuştu.
“MELET’İ ÇÖPLÜKTEN KURTARDIK, BUNA BİRİLERİ ÇIKIP DAVA AÇIYOR. NERESİNE DOKUNUYOR ANLAYAMIYORUM”
Başkan Güler, açıklamalarına şöyle devam etti:
“Melet bölgesinde biz hakikaten güzel işler yaptık. Orası daha önceden vahşi çöplüktü. Daha sonra üstü kapatıldı. Orası şehrin son noktası düşünülerek hareket edilmiş. Ordu’nun bütün çöpleri oraya dökülmüş. Sonra mahalle çok rahatsızlanınca ve birbirini göremeyecek kadar, pencere açamayacak kadar problem olunca o bölge bir takım teknik yöntemle üstü kapatılmış. Daha sonra bir kısmı Ünye’ye ve Fatsa’ya taşınmış bir kısmı da Perşembe’ye taşınmış.
Kuş cenneti denilen yerde uçan şeyler martılarla kargalar. Belki birkaç cins daha kuş olabilir. Çöpün üstü kapatılmış. Biz geldiğimizde üstü kapatılmıştı. Kuş cenneti olsa buraya çöp dökülmezdi. Orası pislik yuvasıydı. Orada arıtma tesisi de var. İyi ki salgın hastalıklar olunmadı. İşte biz burayı düzenliyoruz. Mavi bayrak müracaatlarımız oldu. Bundan dolayı mavi bayrakta da sorun çıkıyor. Biz tüm bunları şu anda Çevre Bakanlığının bilgisi dahilinde rehabilite ediyoruz. Bununla ilgili yürütmeyi durdurma kararları alınıyor. Bu alınan şeyle Ordu’nun gelişmesini engelliyor. Biz zaten bu konunun üzerinde hassasiyetle duruyoruz. Rıhtımdaki çalışmalar için bile mahkemeye başvuruldu. Havaalanı nasıl ki Ordu’nun lehine ise gemi de gelirse deniz yollarını kullanmış olacağız, bu da Ordu’nun lehine. Daha evvelden gemi yanaşıyordu. Şimdi rıhtımı uzatarak burayı aynı havayolları gibi deniz ulaşımına açmak istiyoruz. Buna birileri çıkıp dava açıyor. Neresine dokunuyor anlayamıyorum.”
“ORDU’DA ÇATIŞMA KÜLTÜRÜNDEN FAYDALANAN BİR YAPI VAR. NEDİR BU ORDU’NUN ÇEKTİĞİ?”
Ordu’da bazı kesimlerin gerginliklerden ve kavgalardan beslendiğine dikkat çeken Başkan Güler, şöyle konuştu:
“Hangi iş oluyorsa yürütmeye durdurma, mahkemeye verme başlıyor. Bunlarla zaman kaybediyoruz, maliyetler yükseliyor. Ordu’da benim hissettiğim, tartışma ortamından faydalanan bir yapı var. Bırakın siyasi tartışmayı kendi içimizde bile huzur içinde bir ortamı istemeyen ufak grupçuklar var. Bunu ben 50 senedir görüyorum. Burada huzur içinde bir meclis yapılıyor, ‘neden tartışma çıkmıyormuş, niye birbirimize girmiyormuşuz, niye toleranslı davranıyormuşuz.’ Çünkü çatışma kültüründen beslenmeye alışmışlar. Oysa biz Ordu kazansın istiyoruz. Neymiş de ‘tartışmıyormuşuz, yeterince sert davranmıyormuşuz.’ Ne kadar mühimmiş bu çatışma kültürü. Nedir bu Ordu’nun çektiği?”
“Ordu’da yönetimler değişiyor aynı, belediyeler el değiştiriyor aynı sorunlar devam ediyor.” diye konuşan Başkan Güler, tepkisini şöyle dile getirdi:
“Rıhtımın yatırımın iptali, bunun iptali. Çözüm önerin ne? Yok. Sadece yatırıma karşılar. Melet’e adalar yaptık. Esas kuş cenneti şimdi oldu. Oraya kafesler koyduk, tavşanlar koyduk, kuğular geliyor, ördekler geliyor. Pislik içindeki bir yeri güzelleştiriyoruz. Herkesin güzel zaman geçirdiği bir yer haline geldi. Bu çalışmalar kime batıyor. Bu çalışmaların ne zararı var. Buralar fare doluydu. Nedir bu Ordu’nun birtakım adamlardan çektiği?”
“DURUGÖL’Ü REZALETTEN VE SOYGUNDAN KURTARDIK, ÇEVRECİ ARKADAŞLAR GÖRSÜN BUNLARI”
Durugöl’de de aynı durumların yaşandığını ve orayı kurtardıklarını vurgulayan Başkan Güler, şöyle devam etti:
“Durugöl’ün 2013 imar planında spor tesisi var, piknik alanı var. 2016’da birden ne olduysa yüksek ölçekli serbest gökdelen, emsal 2.5 yapılmış.
Biz gelince onun 36 dönümünü aldık. Ordu’da kimse böyle bir yerden 36 santim, üstelik deniz kenarında böyle kıymetli bir yer alamazsınız. Aldık ve orayı güzel bir yer yaptık. 2023 planında bunu hep beraber yeşil alan yaptık. Müthiş bir yer kazanıldı. Parayla ölçülemez. Oraya 40 katlı binalar yapılacaktı. Oradan neler çıktı. Çok uzun sürede temizledik. Çevreci arkadaşlar görsün bunları. Pislik içindeydi. Gölden karyolalar çıktı. Biz oraya yüksek katlı binalar yapsak daha mı iyi olacaktı? Adı Kurtuluş Parkı. Çünkü böyle güzel bir yeri kurtardığımız için bu ismi koyduk. Bilerek bu ismi koyduk. Burayı pislikten, rezaletten ve soygundan kurtardık diye bu ismi verdik. Orası tam bir tabiat parkı oldu. Tıbbi aromatik bitkiler var. Çocuklarımız oyunlar oynuyor”.
“CEVAP VERMİYORUZ DİYE KORKTUĞUMUZU ZANNEDİYORLAR. OYSA GERGİNLİK OLSUN İSTEMİYORUZ”
Başkan Güler’in açıklamaları şöyle devam etti:
“Bazıları ses çıkartmamayı çekindiğimizden, kabullendiğimizden ya da onlardan korktuğumuzdan çıkarmadığımızı zannediyorlar. Başka zaman da yapabilirler. Bu yapılanları basında görsün. Bazı basın organları bunları özellikle görsün. Varsa itirazları gelsinler konuşalım. Biz belirli günlerde basın toplantısı yapıyoruz. Oturup konuşuyoruz. Ama ne hikmetse bizim adımıza birtakım şeyler söylüyorlar. Bakın ben bu konulara televizyona çıkıp cevap vermiyoruz. Varsa bir konu sizlerle konuşuyoruz. Ama gerekiyorsa da çıkıp konuşuruz. Ama ortamı gerginleştirmeye gerek yok. Bizim tek derdimiz şehrimiz gergin ortamdan uzak dursun. Biz bunun için mücadele ediyoruz. Ama gerginleşirse de gerginleşir yani. Bundan da çekinecek halimiz yok”
“ÜNYE ÇAMLIK BÖLGESİ’Nİ REZALET BİR YER OLMAKTAN KURTARDIK”
Ünye’de Çamlık bölgesinde de aynı durumların yaşandığını, 2019 yılında göreve gelmelerinin ardından olaya müdahale ettiklerini hatırlatan Başkan Güler, “Ünye çamlık konusunda yaşanan problemler aynıydı. Ünye Çamlık’a 14 bin metrekare kapalı alan yapılacaktı. Çamlık beton yığınına dönecekti. Hatta yapılacak alanın çizgileri bile çizilmişti. Biz geldik. Bu kıyımın önüne geçtik. Şimdi Çamlık’ta yenileme çalışması yapıyoruz. Ağaçların diplerine topraklama çalışması yapıyoruz. Yeni çam ağaçları dikiyoruz. Biz göreve geldiğimizde müdahale edilmeseydik. Çamlık rezalet bir yer olacaktı.” Şeklinde konuştu.
“PERŞEMBE’NİN TEPESİNE, FATSA VE ÜNYE’NİN KALBİNE ÇÖP DÖKÜLÜRKEN BU ÇEVRECİ ARKADAŞLAR NEREDEYDİ?”
Başkan Güler Perşembe, Fatsa ve Ünye’de çöp alanlarını kapattıklarını da hatırlatarak, şöyle devam etti:
“Kimse Fatsa, Perşembe ve Ünye’deki çöp döküm sahalarını görmüyor. Fatsa’nın kalbine çöp dökülüyordu. Bu çevreciler buralara çöp dökülürken bir ses çıkartmadılar. Ama biz ne zaman Ordu’yu güzelleştirmek için dokunsak, sesleri çıkıyor. Perşembe, Fatsa ve Ünye’ye dökülen çöp sahalarında kuşlar yaşamıyor muydu? Bu çevreciler neredeydi o zaman?
Perşembe’nin tepesine dökülen çöpü zamanında görmeyen çevreciler şimdi ne oldu da buraya ses çıkartmaya başladılar. Biz bunları bertaraf ettik. Perşembe’nin tepesine dökülen çöpten akan su süzülerek aşağıya geliyor. Dünyanın en güzel yerlerinden bir tanesi olan Perşembe’ye dökülen çöpe neden ses çıkarmadınız?
Biz göreve başladığımızda Perşembe’deki bu çöp alanı yanıyordu. Söndürelim dedik. Yanıyor. Kalsın dediler. Sanki adetmiş gibi buna kimse çare aramadı. Geldik, müdahale ettik. Burayı rehabilite ettik. Ağaçlandırdık. O güzelim Perşembe’yi çöpten kurtardık. Biz bunları yaparken neredeydi o arkadaşlar?
Ünye çöplüğü biz geldiğimizde zehir saçıyordu. Çöplüğün kapısında ‘Giriş Var. Çıkış Yok’ yazısı vardı. Bu çok anlamlı bir yazı. Burası da tıpkı diğer ilçelerimizdeki gibi mezbelelik ve çok kötü bir durumdaydı. Bu çevreciler burayı neden görmediler. Burayı da kurtardık. Ünye’nin kanayan yarasını durdurduk. Bu çöplüğü de rehabilete ettik. Yeşillendirdik. Meyve ağaçları diktik.
Durum bu. Bundan sonra Ordu ile fazla uğraşmazlar. Ama doğru birşeyler de varsa başımızın üstünde yerleri var. Gelsinler anlatsınlar. Dinleriz. Biz herkesin emrindeyiz.”



